﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mündemiç</title>
	<atom:link href="http://mundemic.net/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://mundemic.net</link>
	<description>Gracchos, daha neşeli bir şeyler çal!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Sep 2011 19:34:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.1</generator>
		<item>
		<title>Karz-ü kabz.</title>
		<link>http://mundemic.net/?p=108</link>
		<comments>http://mundemic.net/?p=108#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Sep 2011 19:34:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mundemiç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mundemic.net/?p=108</guid>
		<description><![CDATA[Bir güvercinden borç almış babam göğsümü Aslan denk gelmiş burcuma Gariptir, kaderin cilvesi Av edinmişim kendi kendime, kendimi *** Bir yağmur öncesinden ödünç mafsallarım İtaat vakitlerinde çıkarır curcuna Hülasa, ömrüme bakiyesi Ah&#8230; &#8230;  Hayır edemiyorum, bakıp yanımdaki gözünün nurunu ipotek eden adama. Kabz hali kazınmış biliyorum, hasret senin de iliğinde Hava kapalıyken yani, hem de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir güvercinden borç almış babam göğsümü<br />
Aslan denk gelmiş burcuma<br />
Gariptir, kaderin cilvesi<br />
Av edinmişim kendi kendime, kendimi<br />
***<br />
Bir yağmur öncesinden ödünç mafsallarım<br />
İtaat vakitlerinde çıkarır curcuna<br />
Hülasa, ömrüme bakiyesi<br />
Ah&#8230;<br />
&#8230;  Hayır edemiyorum, bakıp yanımdaki gözünün nurunu ipotek eden adama.<br />
Kabz hali kazınmış biliyorum, hasret senin de iliğinde<br />
Hava kapalıyken yani, hem de sıcak<br />
Beklemek gibi, suyu çekilen toprağa nispet<br />
Beyaza dönüyor rengin günlerce<br />
Sağanak hiç üzerimize denk gelmiyor kokusunu duysak da<br />
Alnımdaki yarık ve aklındaki yarık<br />
Tutuyor ve yutuyor bize nasip ne varsa.<br />
***</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mundemic.net/?feed=rss2&#038;p=108</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Onluk düzen</title>
		<link>http://mundemic.net/?p=101</link>
		<comments>http://mundemic.net/?p=101#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Aug 2011 01:54:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mundemiç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mundemic.net/?p=101</guid>
		<description><![CDATA[Uzun ve sıcak yaz gecelerinin hüküm sürdüğü şu günlerde, adetim olduğu üzere balkona iki minder atıp bir nebze de olsa Haliç&#8217;ten kopup gelen esintilerle serinleyerek uyumaya çalışıyorum. Ön cephe balkonumuz enden geniş olmamakla birlikte boydan yaklaşık beş metreyi bulmasıyla  uzunlamasına bir yapı arz ediyor. Uyuyacağım yer konusunda bugüne kadar hiç konfor aramadım; her satıhta uyuyabilmekle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Uzun ve sıcak yaz gecelerinin hüküm sürdüğü şu günlerde, adetim olduğu üzere balkona iki minder atıp bir nebze de olsa Haliç&#8217;ten kopup gelen esintilerle serinleyerek uyumaya çalışıyorum. Ön cephe balkonumuz enden geniş olmamakla birlikte boydan yaklaşık beş metreyi bulmasıyla  uzunlamasına bir yapı arz ediyor. Uyuyacağım yer konusunda bugüne kadar hiç konfor aramadım; her satıhta uyuyabilmekle birlikte direkt düz satıhta uyumaktan ayrı bir keyif alırım. Şartlar böyle olunca balkon, evsafı sizlerce de malum, yaz gecelerinde benim için ideal bir uğrak oluyor haliyle.</p>
<p style="text-align: justify;">Balkonun nitelikleri üzerine bu kısa açıklamadan sonra içeriğe geçmek icap ediyor. Gece olanda sokaklar sessizleştiğinde ben de usul usul uzanıyorum minderlerin üzerine. Minderler, eski koltuklarımızın kumaşlarından, içine sünger konmak suretiyle annem tarafından imal edildi. Uzandığımda az bir uğraşla karanlık gökyüzünü, şehrin ışıklarından kendini sıyırabilmiş ismini bilmediğim yıldızları, sanki korkulu bir rüya(kabus?)dan uyanıp bir başkasının kanatları altına girmek için yalvaran çığlıklar atan yerel martıları, tüm bu manzarayı naif bir şekilde yırtan, üst komşunun  zakkum çiçeklerini ve son olarak  şanslıysanız o gece kenti kaplamış bulut katarlarının yavaş ama azametli göçlerini izleyebiliyorum. Bu manzara karşısında uyumak çok olası gözükürken, pratikte karşılık bulan uzun süre uyuyamamak maalesef .</p>
<p style="text-align: justify;">Bu gece yine balkondayım, ancak havalar farkettiğiniz üzere son bir kaç gündür serinledi. Bu yüzden balkon sezonunu kapatabilirim.</p>
<p style="text-align: justify;">Sahura çağrılıyorum, birazdan dönerim&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Evet, döndüm.</p>
<p style="text-align: justify;">Balkon bahsi neden açıldı bilmiyorum. Bundan sonrası için öyle bir niyetim yoktu ama şu an aklıma gelen bir kaç şey var.</p>
<p style="text-align: justify;">An itibariyle 32 yaşımı doldurmuş bulunuyorum. Doğduğum ağustos günü de yine Ramazan ayına denk gelmiş, ondördüncü gününe. Geçenlerde doğumgünümün de yaklaşması hasebiyle, yine balkonda uzanmışken, yukarıda bahsettiğim bulut katarlarının hareketlerine takıldı gözlerim ve düşüncelere daldım. İnsan biraz melankolik olabiliyor böyle anlarda takdir edersiniz. Yılların nasıl da çabucak geçtiğini ve bu geçen sürede başımdan geçenleri düşündüm.</p>
<div class="mceTemp" style="text-align: justify;">
<dl id="attachment_102" class="wp-caption alignleft" style="width: 310px;">
<dt class="wp-caption-dt"><img class="size-medium wp-image-102 " style="border-style: initial; border-color: initial;" title="mündemiç " src="http://mundemic.net/wp-content/uploads/mundemic_bend-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" /></dt>
<dd class="wp-caption-dd">Doğumgünü hediyem</dd>
</dl>
</div>
<p style="text-align: justify;">Artık geçmişe dair olayları tarihlerken birden fazla onluk kullanabiliyorum. Mesela bundan tam on sene önce üniversiteden mezun olmuştum, bir on sene önce ise şu an oturduğumuz eve taşınmıştık Çarşamba&#8217;dan. Bir on sene evveline daha gidersek de o zamanlar saçlarım uzun ve lüle lüle idi <img src='http://mundemic.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  İşte böyle, zaman ondan bahsederken bile fark edemediğimiz bir hızla geçerken, eylemlerin yerini düşünceler almaya başlıyor. Hesaplaşmalar, kendimiz hakkında daha objektif kritikler çoğalıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Mazi komik ve hüzünlü geliyor. Daha önce de böyle geliyordu ama vakaların öfke, hasret, pişmanlık, keder vs. gibi onları her daim taze tutan ve içimizi ateşleyen yanları gittikçe siliniyor. İşin hüzünlü tarafı bu sanırım. İçten içe sona doğru yaklaştığımızın farkındayız ve bu konuda elimizden bir şeyler gelmiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Neyse durumun üzerine benzer cümleleri çoğaltabiliriz ve siz de muhakkak daha da anlamlıları var, bu yüzden burada faslı bitiriyorum. Yanlış hatırlamıyorsam cennette herkesin 33 yaşında olacağı şeklinde bir bilgi vardı. Şu durumda bu sene başımdan geçecekler, inşallah gidersem cennette beni neyin beklediği konusunda da fikir verecek <img src='http://mundemic.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p style="text-align: justify;">Unutmadan, hakkıyla idrak edebilmek ve gereğini tatbik edebilmek temennisiyle Ramazan ayınızı da tebrik ediyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Hepinize uzun ve hayırlı ömürler diliyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mundemic.net/?feed=rss2&#038;p=101</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Temel bir gün..</title>
		<link>http://mundemic.net/?p=97</link>
		<comments>http://mundemic.net/?p=97#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Jun 2011 23:04:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mundemiç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mundemic.net/?p=97</guid>
		<description><![CDATA[-Senin sesine benziyor; sen misin? Bu cümleyi, üsküdar balıkçılar çarşısının çıkışında, karadenizli olduğundan %99 emin olduğum bir emicenin çalan cep telefonunu cevaplaması sırasında yanından geçerken duydum geçenlerde. -Rabbim ne zor bir cümleydi.- Karadenizli esprileri yapmayacağım, hayır. Sahip olmak üzerine bir şeyler söylemek gerekirse, sahiplik iddiasını genelde sahip olmaya konu şey üzerindeki -en azından kendi kendimize- hakimiyetimizin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>-Senin sesine benziyor; sen misin?</p>
<p>Bu cümleyi, üsküdar balıkçılar çarşısının çıkışında, karadenizli olduğundan %99 emin olduğum bir emicenin çalan cep telefonunu cevaplaması sırasında yanından geçerken duydum geçenlerde. -<del>Rabbim ne zor bir cümleydi</del><em>.- </em>Karadenizli esprileri yapmayacağım, hayır.</p>
<p>Sahip olmak üzerine bir şeyler söylemek gerekirse, sahiplik iddiasını genelde sahip olmaya konu şey üzerindeki -en azından kendi kendimize- hakimiyetimizin tanınmasıyla mümkün kılabiliyoruz. Bazı şeylerin sahibi olmak ilgimizi çekmiyor, örnek vermek gerekirse şu an masada yer alan bardak, kültablası vs. kimin isterse onun olsun umrumda değil. Bir yandan da <em>&#8220;mal sahibi mülk sahibi /hani bunun ilk sahibi/ mal da yalan mülk de yalan/git biraz da sen oyalan&#8221;</em> gibi şeyler var. Şeyler üzerinden bakarsak böyle; ya biri tanıyacak ya da biz tanıyacak kimse itiraz etmeyecek. Elle tutulacak, gözle görülecek yani &#8220;şey&#8221;, hadi diğer duyuları da katalım.</p>
<p>Ama daha esaslı şeyler var, şair şöyle diyor: <em>&#8220;beni bir ses sahibi kıl, kefarete hazırım&#8221; . </em>Hakikatli bir talep ve karşılığında ödenecek bedel. İşte, sahip olmanın zorlu yolları burada başlıyor. Bu ses nereden geliyor? Ağızdan değil, yürekten, sîneden. İhtiyacın sebebi bu sefer varlığımızın teyidi, bunu maalesef yetkili merciler yahut kelli felli adamlar yapamıyor.  Öylece bunları alıkoyamıyor muyuz yani, elbette ki hayır etimiz ne budumuz ne? Bir yandan sahipliğin bedeli olan kefaretin de, Muhatab tarafından kabul görmesi gerekiyor.</p>
<p>İnsanın sinesinde saklayacağı ya da sinesinden çıkacak &#8220;ses&#8221;lerin hepsi bedel ödemeyi gerektiriyor. Muhatab, kefaretini bekliyor.</p>
<p>Bunu üzerine benim biraz düşünmem gerekiyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mundemic.net/?feed=rss2&#038;p=97</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarihte bugün..</title>
		<link>http://mundemic.net/?p=92</link>
		<comments>http://mundemic.net/?p=92#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 May 2011 22:06:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mundemiç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mundemic.net/?p=92</guid>
		<description><![CDATA[Haftasonları genelde ablamlar bize gelir çoluk çocuk. Geldiklerinde de yemekleri genelde ablam servis eder. Gel zaman git zaman bu servislerde ablam bir şeyin farkına varmış; günlük olarak takvim yaprağını koparma ve okuma hastalığım. En son geldiklerinde, yine bir yemek vaktiydi ve ben sandalyeme yerleşmeye çalışırken, birden takvim yaprağını kopardı ve al bakalım gazeteni oku dedi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Haftasonları genelde ablamlar bize gelir çoluk çocuk. Geldiklerinde de yemekleri genelde ablam servis eder. Gel zaman git zaman bu servislerde ablam bir şeyin farkına varmış; günlük olarak takvim yaprağını koparma ve okuma hastalığım. En son geldiklerinde, yine bir yemek vaktiydi ve ben sandalyeme yerleşmeye çalışırken, birden takvim yaprağını kopardı ve al bakalım gazeteni oku dedi. Şaşırdım ama güldüm, hoşuma gitmişti. Birlikte geçen yıllarınız çoktan bitmiş, üzerine başka hayatlar inşa edilmiş  ve bu beklentiden ben çoktan vazgeçmiş bile olsam da hala ablanızın sizi izliyor ve ayrıntılara dikkat ediyor olmasını farketmek şahane bir şey.</p>
<p style="text-align: justify;">Neyse şimdi bunları bir yana koyalım ve takvimde bugün neler yazdığına bakalım. Sonrasında günün yazısını değiştirmeksizin buraya aktarıyor olacağım. Bu bazılarının hoşuna gitmeyecek <img src='http://mundemic.net/wp-includes/images/smilies/icon_razz.gif' alt=':P' class='wp-smiley' /> </p>
<p style="text-align: justify;">Efendim bugün ( yani dün)  12 Mayıs 2011 Perşembe idi. Gündüzler iki dakika uzamış, haliyle geceler kısalmıştı. Bu hala kazma kürek yaktıran havalara inat, yazın giderek yaklaştığının habercisi değil de nedir? Günler uzuyor, geceler kısalıyor, bir de havalar ısınsa tamamdır! Geçmişte bugün neler olmuşa bakarsak Çin&#8217;de 8 şiddetinde bir deprem olmuş ve 80 bin kişi hayatını yitirmiş (2008). Ayrıca bugün dünya hemşirelik günü ve hemşirelik haftasının başlangıcı imiş. Bu vesile ile hemşirelerimizi kutluyor nice nice senelere diyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Ebu Ali Sekafî&#8217;den rivayet olunan günün sözü ise manidar: &#8220;Dört şey güzel hasletlerdendir: doğru söz, doğru iş, samimi dostluk, emanete riayet&#8221;. Allah, bu hasletlerle donanmayı nasip etsin inşallah cümlemize. Kız ismi Cahide, erkek ismi ise Cahit. Günün yemeği, laf aramızda bu aralar hiç iştahım yok, domates çorbası, etli patatis, çılbır ve komposto. Takvimin arka yaprağı 4/10 oranında mutfakla ilgili, muhtemelen hepimizin bir kısmını bildiği pratik ama hayat kurtarmayan bilgilere ayrılmış durumda. 6/10&#8242;luk kısmı ise işte bu yazıda esas aktarmak istediğim konuya ayrılmış.</p>
<p style="text-align: justify;">Efendim, takvimimizde yer alan bugünkü sohbet konusu, sohbeti de kimle yapıyorsak artık, &#8220;Felsefeci ve İslam Alimi&#8221;. Şimdilik sizi yazıyla başbaşa bırakıyorum;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>&#8220;İslam alimleri, eski Yunan ve Roma felsefelerini çürütmüşler; onların hukuk, ahlak ve tıp üzerindeki sözlerinden doğru olanların, eski peygamberlerin kitaplarından çalma olduklarını bildirmişlerdir. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Eski Yunan felsefecileri, herşeyi akıl ile anlamaya, akla uydurmaya kalkışan ve yalnız aklın beğendiğine inanan kimselerdir. Bunlar, aklın erebileceği şeylerde doğruyu bulabilirler ise de, aklın kavrayamadığı, erişemediği birçok şeylerde yanılıyor ve aldanıyorlar. Nitekim, sonra gelenleri, öncekilerin yanlışlarını çıkarmakta, birbirlerini beğenmemektedirler. İslam alimleri ise, zamanlarına kadar olan fen bilgilerini okuyarak ve İslamiyetin gösterdiği yolda, kalblerini ve nefslerini temizleyerek, aklın erişemediği bilgilerde de doğruyu bulmuşlar ve hakikate varmışlardır. İslam alimlerine filozof demek, bunları küçültmek olur. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Yalnız akla uyup, yalnız ona güvenip, aklın ermediği şeylerde yanılan kimse, eski kafalı felsefecidir. Aklın erdiği şeylerde, ona güvenen; aklın ermediği yanıldığı yerlerde, Kuran-ı Kerimin ışığı altında, akla doğruyu gösteren yüksek insanlar da İslam alimleridir. O halde islamiyette felsefe yoktur, İslam felsefesi, İslam filozofu yoktur. Felsefenin üstünde olan İslam ilimleri ve felsefecilerin üstünde olan İslam alimleri vardır. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>İmam-ı Rabbani Mektubat/266&#8243;</em></p>
<p style="text-align: justify;">Buyrun burdan yakın <img src='http://mundemic.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ne kadar basit değil mi? Takvimin mesajlarına hastayım, unu elemiş ve duvara asmıştır hep zaman. Kopartırsın ve geride kalan zaman, seni hangi maceralara ve mecralara sürüklerse sürüklesin üç yüz punto ile bir anda anlamlı ya da anlamsız hale gelir. Belki yaprakları bir gün öncesinden koparmak gereklidir ne dersiniz?</p>
<p style="text-align: justify;">Evet, bugünlük hissemize bunlar düştü takvim yaprağından. Neden şimdi ne gerek vardı diyenler olabilir. Merak etmeyin, her gün buraya takvim yapraklarında ne olduğunu yazacak değilim. Ama takvim yaprağı okuma alışkanlığım beni hep ilginç şeylerle karşılaştırmıştır. Bunları kim hazırlıyor merak etmiyor da değilim. Bir de sanırım takvimi koparmadan tarih/gün algım pek değişmiyor benim, koparıyorum ve geçiyor. Hele uzun bir süre eve, mutfağa, uğramadıktan sonra böyle on onbeş sayfa birden koparınca öyle bir rahatlık hissi kaplıyor ki içimi, tarifi mümkün değil. Geçen günleri bir anda anlamlandırıyor ve bitiriyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Neyse efendim, şimdilik bu kadar. Bu tarafta uzun bir süreden sonra ilk yazı, hayırlar olsun.</p>
<p style="text-align: justify;">Selam ederim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mundemic.net/?feed=rss2&#038;p=92</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Banana</title>
		<link>http://mundemic.net/?p=80</link>
		<comments>http://mundemic.net/?p=80#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Dec 2010 22:48:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mundemiç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mundemic.net/?p=80</guid>
		<description><![CDATA[Bir çok şeyin içinin boşaldığının farkındayız, evet. Boşalan ne varsa içimize doluyor. Misal az önce yediğim muz; kabuğunun içi boş şu anda. İçi şu anda midemin dehlizlerine doğru hızla ilerliyor. Muz, sindirimi en uzun süren besinlerden biriymiş. Şu 21 aralık gecesinde sindirimi uzun bir besin tüketmem çok sorun olmayabilir, ne de olsa yılın en uzun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;"><span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', sans-serif; font-size: x-small;">Bir çok şeyin içinin boşaldığının farkındayız, evet. Boşalan ne varsa içimize doluyor. Misal az önce yediğim muz; kabuğunun içi boş şu anda. İçi şu anda midemin dehlizlerine doğru hızla ilerliyor. Muz, sindirimi en uzun süren besinlerden biriymiş. Şu 21 aralık gecesinde sindirimi uzun bir besin tüketmem çok sorun olmayabilir, ne de olsa yılın en uzun günü, tam tamına 14 saat 27 dakika. Takip eden dört gün boyunca muz yiyebilirim yatmadan hemen önce. Dört gün boyunca gece tam tamına 14 saat 27 dakika.</span></div>
<div style="text-align: justify;"><span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', sans-serif; font-size: x-small;"><br /></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', sans-serif; font-size: x-small;">Sindiremediğimiz şeyler de var. Uzun seneler boyunca sürüyor. Tabi bunlar besin değil.</span></div>
<div style="text-align: justify;"><span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', sans-serif; font-size: x-small;"><br /></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', sans-serif; font-size: x-small;">Zaman söz konusu olduğunda&#8230;</span></div>
<div style="text-align: justify;"><span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', sans-serif; font-size: x-small;"><br /></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', sans-serif; font-size: x-small;">neyse boşverin.</span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mundemic.net/?feed=rss2&#038;p=80</wfw:commentRss>
		<slash:comments>14</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ismiyle müsemma&#8230;</title>
		<link>http://mundemic.net/?p=79</link>
		<comments>http://mundemic.net/?p=79#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Oct 2010 19:19:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mundemiç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mundemic.net/?p=79</guid>
		<description><![CDATA[15 Ekim Cuma günü, öğleden sonra bizim kattakı küçük toplantı odasında, yeni bir projenin hummalı çalışmalarını yapıyoruz. Bir kişi eksiğiz. Odadaki herkes için ayrı bir anlamı var&#160;o gün orada olmayan&#160;kişinin. Ondan örnek alır gibi her şeye rağmen yola devam etmeye çalışıyoruz. Onun payına düşenleri de biriktiriyoruz, geri döndüğünde hemen bize yetişebilmesi için. Ya da dönsün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">15 Ekim Cuma günü, öğleden sonra bizim kattakı küçük toplantı odasında, yeni bir projenin hummalı çalışmalarını yapıyoruz. Bir kişi eksiğiz. Odadaki herkes için ayrı bir anlamı var&nbsp;o gün orada olmayan&nbsp;kişinin. Ondan örnek alır gibi her şeye rağmen yola devam etmeye çalışıyoruz. Onun payına düşenleri de biriktiriyoruz, geri döndüğünde hemen bize yetişebilmesi için. Ya da dönsün de yetişmese de olurdu. Bir süre sonra IK dan gelen tüm çalışanlara gelen maille herkes olduğu yerde donup kalıyor:&nbsp;&#8221;beş gündür yaşam savaşı veren Hülya arkadaşımız Hakk&#8217;ın rahmetine kavuştu&#8221;.&nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Derin bir sessizlik hakim. Herkesten saklamaya çalıştığım ve &nbsp;metanet, dirayet gibi&nbsp;kılıflarla gözlerden uzak tuttuğum çaresizliğim gözlerime doğru hücum etmeye başlıyor. Dayanamayıp odadan çıkıyor ve&nbsp;kendimi tuvalete kitliyorum. Yaklaşık 15 dakika sonra odaya dönüyorum. Herkes&nbsp;hala olduğu yerde çivili halde. Günlerdir Allah&#8217;tan ümit kesilmez diyerek&nbsp;sürdürdüğüm ve bir süre sonra akıbeti mucizelere kalan bekleyişim,&nbsp;zihnimden de bir an olsun atamadığım ihtimal yönünde son buluyor. Akrep, içimde bir yeri tam orta yerinden sokuyor.</span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Yarın vefatının üzerinden bir hafta geçmiş olacak. Yedisi&nbsp;okunacak Süleymaniye&#8217;de, evlerinin hemen bitişiğindeki camide. </span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Bu akşam yemekten önce tv ye bakarken, bir haber bülteninde O&#8217;nun ismini duydum. Kaza mahaline yakın bir güvenlik kamerasından kazanın nasıl olduğunu yavaş çekimde izledim bir kaç kez. Akşam ofisten çıkmadan önce ise facebook, bana ortak tanıdıklarımız olduğunu söyleyerek O&#8217;nunla arkadaş olmamı öneriyordu. Geçtiğimiz bir haftayı ise sormayın hangi işe göz atsam, O&#8217;ndan ya bir mail, ya bir evrak. Çekmecemde doğum günümde seçtiği ve sonra benim rengini beğenmediğim için değiştirttiğim kol düğmeleri, dolapta hediye ettiği gömlek&#8230;</span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Henüz taşınmadan önce, ilk ofisimize geldiğindeki halini hatırlıyorum. Henüz departmanları belli olmadığı için bir süre yer sorunu çekti. Masası bir kaç kez taşındı ordan oraya, en son çaprazımda oturdu uzun bir süre..Aynı servisteydik, kısa sürede kaynaştık, sululuklarıma ve&nbsp;ukalalığıma&nbsp;tahammülde sınırları zorladı.. Bir süre sonra ortak projelerde çalışmaya başladık farklı departmanlarda olsak da. Çalışmalarımız yoğunlaştı, muhabbet ilerledi, ilerleyen zamanlarda kardeşlerini, arkadaşlarını tanıma imkanı buldum. Bazı akşamlar çıkışta oturup lafladık, bir şeyler yedik, kardeşlerini bowlinge götürdük, sohbet ettik, kavga ettik, hayallerimizden bahsettik, dedikodu yaptık, darıldık, barıştık. Bilmem gereken şeyleri bilmediğimde gizlice O&#8217;na sorardım, şehirlerarası seyahatlerimde 3g modemi emrime amadeydi,&nbsp;ara sıra O&#8217;na çikolata alırdım, sabah erken kalkmam gerekiyorsa,&nbsp;beni&nbsp;sabah uyandırması kaydıyla geçerken O&#8217;nu da alır işe giderdim, bana zorla çiçek aldırırdı,&nbsp;başıma gelen iyi şeylerde bana ilk çiçek gönderen hep O&#8217;ydu. Hep sol elini kullanırdı&nbsp;bir şeyler anlatırken,&nbsp;eliyle konuşurdu, ben indir o elini diye bozuk atardım.&nbsp;İnatçı ve hırslıydı, tuttuğunu koparan cinsten.&nbsp;Konuşmalarımız genelde benim kahakalarımla,&nbsp;O&#8217;nunsa &#8220;ne uyuzsun, ukala&#8221; yanıtıyla son bulurdu.&nbsp;Uzun bir liste var&#8230; </span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">İki senelik sürede arkadaşlıktan öteye ahbap olmuştuk. Zekası, hırsı ve içindeki açmazlarıyla O&#8217;na hep imrendim ve kendime yakın buldum. </span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Kazadan en fazla bir ay önce yeni bir bölüme geçmişti.Bir ara yanına uğradım ve bahçeye çıktık.&nbsp; Yeni yerinden, yuva kurma planlarından, önümüzdeki bir senede neler yapacağından konuştuk. Buruktu biraz, bastırsın diye benim yakınmalarımı dinlemişti. Yağmur geliyordu, içeri geçtik, masalarımıza döndük. Kazanın olduğu akşam, sadece bir kaç saat önce&nbsp;ise kısa bir toplantı yapmıştık, yine sol elini indir demiştim, benim toplantım var deyip -hep çok işi vardı-alel acele yanımızdan ayrılmaya çalışırken, daha önemli bir işin mi var diye üzerine gidiyorduk..</span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Sonra olacak olan oldu.</span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">İsmiyle müsemma, Hülya, bir hayal gibi, ayrıldı aramızdan. Sahibine geri döndü. Sevdiğine kavuştu.</span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Kısa bir süre önce bazı kitaplar istemişti benden bir konuda, bu işi halletse halletse sen halledersin, sen bilirsin demişti. İşlerdi güçlerdi derken&nbsp;hep unuttum almayı, O da hatırlatmadı,&nbsp;haftaiçi dalgınlıkla kitapları almaya giderken yolda buldum kendimi. Geç kaldım bir kere..</span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<p><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Hep çok işimiz vardı. Hep erteledik. </span></div>
<p></span>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Son zamanlarda ölüm çok fazla geliyor aklıma, ya da yaşam-azlık fikri. Sorular vardı vs. Sanki kendimi çağırmış gibi hissediyorum öte yandan yerine getiremediğim bir söz içime oturmuş gibi.</span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Oysa demişler&nbsp;ya her ölüm için erken, hep bir hazırlıksız, hep bir uzak&#8230;öyle değil. Giderken bile gizlice bilmediğim bir şeylerden haber verdi ya da unuttuğum bir şeyi hatırlattı. </span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Hasılı, Allah var,&nbsp;güzel insandı. Dostumdu, kardeşimdi. </span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: Trebuchet MS; font-size: x-small;">Her an için şükürler olsun.</span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Rabbim rahmetiyle muamele etsin, mekanı cennet olsun.</span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Şayet bu yazıyı okursanız,&nbsp;yazan-okuyan arasındaki hukuka güvenerek, sizden ricam&nbsp;lütfen&nbsp; O&#8217;nun ruhuna bir Fatiha yollayın. Yalnız bırakmayın</span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mundemic.net/?feed=rss2&#038;p=79</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>http://mundemic.net/?p=78</link>
		<comments>http://mundemic.net/?p=78#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Sep 2010 20:27:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mundemiç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mundemic.net/?p=78</guid>
		<description><![CDATA[Neredesin?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Neredesin?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mundemic.net/?feed=rss2&#038;p=78</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çok sıkıştım babacığım</title>
		<link>http://mundemic.net/?p=77</link>
		<comments>http://mundemic.net/?p=77#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Aug 2010 21:56:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mundemiç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mundemic.net/?p=77</guid>
		<description><![CDATA[Madde incelendikçe, atom altına inildikçe yani, her şeyin belirsizlik üzerine kurulu olduğu artık ağızlara sakız. Henüz taşlar kafamızı yarmaya devam etse de, insanlık sonunda belli bir noktaya gelmiş bir kaç bin yıldan sonra. Hoş, bunun başlangıcında da daha suya sabuna dokunmadan aynı şeyi söyleyen arkadaşlar olmuş. Okuyoruz kitaplardan. Artık bunlar aklıma takılmıyor. &#8220;Baba, daha gelmedik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Madde incelendikçe, atom altına inildikçe yani, her şeyin belirsizlik üzerine kurulu olduğu artık ağızlara sakız. Henüz taşlar kafamızı yarmaya devam etse de, insanlık sonunda belli bir noktaya gelmiş bir kaç bin yıldan sonra. Hoş, bunun başlangıcında da daha suya sabuna dokunmadan aynı şeyi söyleyen arkadaşlar olmuş. Okuyoruz kitaplardan. Artık bunlar aklıma takılmıyor. </span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">&#8220;Baba, daha gelmedik mi?&#8221; demekten alamıyorum kendimi son zamanlarda. Bu arada, burada,&nbsp;dışarıda,siz neredesiniz bilmiyorum ama çılgın bir rüzgar var. Bunu sorabilmek için bir de Baba figürü lazım. Geçenlerde biri demişti, kim demişti hatırlamıyorum, &#8220;bu Türk milletinin babalarıyla olan sorunsalını çözersek zaten uçucaz, kimse tutamayacak bizi&#8221; diye. Bu dediğim sembolik bir baba, yani en azından yolun neresinde olduğunu falan söyleyen, seni susturmak için çikolata, şeker emsali şeyler tutuşturan eline falan. Hayır, babamla ilgili sorunlarım aynı sizin gibi artık bir yerlerde kemikleşti ya da kıkırdaklaştı. İskelet yerine oturdu, artık topu ona atmaya niyetim yok. Sembolik bir baba bu. Bu soru, günlük çıkmazlar içinde, ömürlük sorunlara dair&nbsp;devamlı bir işaret bekleyen ama hep bekleyen beni işaret ediyor. </span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">İşaret bekleyen beni işaret ediyor. Tekerleme gibi. Bunlar çok klasik artık değil mi? Ama yeni bir şey söylemeye kalktığımda, dönüyor soluklanıyor şöyle bir dolaşıyor ve yine buraya geliyor. Bu yüzden yeni bir şey yok. </span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Ellerim arkada kenetlenmiş avluda yürürken,&nbsp;zihnimin(burada kalbimin demek istemiyorum, romantizm&nbsp;hakkaten yapışkanlı sinek kağıtları gibi)&nbsp;bu çılgın rüzgar hızı çarpı on şiddetinde fırıldaklar dönüyor ama, ama gel gör ki hepsi aynı yere bağlanıyor. Kafamı göklere çevirip, baba daha gelmedik mi diyorum.</span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Maddenin müphemiyetini dillendire dillendire, oynaya oynaya, döndüre döndüre işte hallaç pamuğu misali evrilip çevriliyor içersi de. </span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Şunu da söylemeyilim. Söylemeye meyilliyim, sizden de bir şey olmuyor. Siz burda herkes, herkes burda ben. Ama bunu kısık sesle söylüyorum genelde ya da içimden. Çünkü bir ümit (komik, bunu Ümit söylemişti hakkaten) söylediklerinizden sonra, yani kafamı kaldırıp yemlenmekten şöyle bir kafamı kaldırıp etrafa bakıyor ve tekrar yemlenmeye devam ediyorum. </span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Sonlu olabilmenin, sonsuz tariflerini defterime kaydedip duruyorum. Ölemiyorum. Beş üç ve altı dört kapıları alıyorum. ama o en uçtaki iki taneyi hiç çıkartamıyorum. Sonra mars ( Mars var mı hakkaten? hiç gitmedim de, bence yok).</span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Dilim, yazmaktan ucu kütleşen uyuz kalemlere döndü. Hiç, gam almıyorum, gam bile vermiyorum. Kimsede de kalemtıraş yok maalgunne.</span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Bu bir şikayettir. Bundan sonra devam edecek olan şikayet etmek olacaktır. Olacak olan budur. Bu bakımdan, babacığım, artık söyler misin ne kadar kaldı? Çok sıkıştım da..</span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mundemic.net/?feed=rss2&#038;p=77</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kendi ağuşumda kırgın ve aksiyim.</title>
		<link>http://mundemic.net/?p=76</link>
		<comments>http://mundemic.net/?p=76#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Aug 2010 22:38:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mundemiç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mundemic.net/?p=76</guid>
		<description><![CDATA[&#8230; Hata yapmak fırsatını Adem’e veren sendin bilmedim onun talihinden ne kadar düştü bana gençtim ve ben neden hata payı yok diyordum hayatımda &#8230; Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi taşınacak suyu göster,kırılacak odunu kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin tütmesi gereken ocak nerde? *** İsmet Özel &#8211; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">&#8230;</span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Hata yapmak </span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;"></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">fırsatını Adem’e veren sendin </span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">bilmedim onun talihinden ne kadar düştü bana </span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">gençtim ve ben neden hata payı yok diyordum hayatımda </span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">&#8230;</span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi </span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;"></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">taşınacak suyu göster,kırılacak odunu </span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde </span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin </span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">tütmesi gereken ocak nerde? </span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">***</span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: xx-small;"><strong><em>İsmet Özel &#8211; Münacaat</em></strong></span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: Trebuchet MS; font-size: x-small;">Şu&nbsp;garip denklem, afrikada başında akbaba bekleyen bebe, bardak üstüne bardak deviren mehtaba karşı biz.&nbsp; er-Rezzak.&nbsp;Yarattığımin rızkına kefilim diyor.&nbsp;E Rahmetin? </span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: Trebuchet MS; font-size: x-small;">Esmadan birini&nbsp;anlamak isteyip/çalışıp, bir diğerinin içinden çıkamamak, esmadan esmaya sığınmak(hayır, bir kaçış şeklinde, bir nevi sekarat haline&nbsp;koşmak)..seğirtmek bizimki. </span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: Trebuchet MS; font-size: x-small;">Bu bizler benim aslında, tek kişilik bir muhasebe. İsimler arasında aslın idrakinden mi şaşıyoruz ne?</span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: Trebuchet MS; font-size: x-small;">Güzel bir akşamdı, güzel insanlarla. Ağustos mehtabında, haddim olmayarak tavsiyelerde bulundum. Konuştuklarıma ben bile inanamadım. Kelli felli (hayır, entel muhabbetleri değil!) konuşmalar. Vurgular oturmuş, anlam dağılmıyor, Allah şahid bir menfaatim yok, &nbsp;gittiği yeri biliyor ve doğru yere de gidiyor sözler, gözlerinden belli. Dua etmek lazım.</span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: Trebuchet MS; font-size: x-small;">Heyhat, bu lafları ederken, mehtaba bakıp içbükey aynada bütün hesapların ve fasılların sonunda ilan ettiğim iflas oluyor. </span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: Trebuchet MS; font-size: x-small;">Zorlaştırmasın, kolaylaştırsın. İçinden çıkmaya dua ettiklerimize, çıktık zannıyla hapsetmesin. Korusun, kollasın. Sebepler, sebebimiz olmasın. Başımızı koyacak dizler versin, sırtımız için dayanaklar.</span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: Trebuchet MS; font-size: x-small;">Mekanım cennet olsun, ümidim odur ki her duanın bir vadesi var eninde sonunda. </span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: Trebuchet MS; font-size: x-small;">zihnimde olup bitenler&#8230;&nbsp;yoksa işim yaş.</span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: Trebuchet MS; font-size: x-small;">Amin.</span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mundemic.net/?feed=rss2&#038;p=76</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gözlem yoksa gözlenen var mıdır? Bir nevi belirsizlik ülkesi.</title>
		<link>http://mundemic.net/?p=75</link>
		<comments>http://mundemic.net/?p=75#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Aug 2010 22:28:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mundemiç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mundemic.net/?p=75</guid>
		<description><![CDATA[Fatih, sonunda üniversiteyi bitirmiştir. Cebinde elli mark vardır. Ya memlekete dönecek ya da İstanbul&#8217;a gidecektir. Bir de İstanbul&#8217;u göreyim der&#8230; Uzun bir süre memleketten&#160;arkadaşlarının yanında kalır. İş bulma ümidi tükenmiştir.&#160;Ertesi&#160;gün memlekete dönmeye karar verir ama gelmişken de bir Fener maçına gideyim diye düşünür, öyle ya anlatacak bir şeyleri olsun İstanbul&#8217;a dair. Otobüs parasını ayırır. Memlekete [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Fatih, sonunda üniversiteyi bitirmiştir. Cebinde elli mark vardır. Ya memlekete dönecek ya da İstanbul&#8217;a gidecektir. Bir de İstanbul&#8217;u göreyim der&#8230;</span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Uzun bir süre memleketten&nbsp;arkadaşlarının yanında kalır. İş bulma ümidi tükenmiştir.&nbsp;Ertesi&nbsp;gün memlekete dönmeye karar verir ama gelmişken de bir Fener maçına gideyim diye düşünür, öyle ya anlatacak bir şeyleri olsun İstanbul&#8217;a dair. Otobüs parasını ayırır. Memlekete dönüşünü bir gün erteler.&nbsp;Maçtan geldiğinde yorgundur.Çantasını hazırlarken evin telefonu çalar, arkadaşları evde olmadığından o açar telefonu. Arayan Mehmet&#8217;tir:</span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">-Sa Fatih sen misin?</span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">-As Mehmet benim ya..</span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">-Ne haber, nasılsın?</span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">-Çok şükür be Hacı Mehmet, geldik işte dolaştık iş bulamadık dönüyorum yarın memlekete, sen nasılsın?</span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">-İyiyim ben de şükür, işin aslı ben de çocukları bu yüzden aradım, Şişli&#8217;de bir şirket var, orda bir abimiz eleman sormuştu, madem sana nasip&nbsp;yarın bir baksan?</span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">-Olur hacım bakayım da Şişli neresi, nasıl gidilir.</span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">-Şimdi caddeden 87 ye bin&#8230;</span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">&#8230;.</span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Fatih, yarın Şişli&#8217;ye, tarif edilen şirkete gider. Şirketin sahibi bey hemşehrisidir ve onunla aynı ihl den mezundur. Çaylar söylenir, cv verilir, koyu bir sohbete dalınır. Fatih iki gün sonra işe başlamıştır.</span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">&#8230;</span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Günler geçmekte, Fatih, arkadaşlarının yanında kalmaya devam etmektedir. Bir kaç gün sonra yine akşam vakti, yine telefon çalar, Fatih telefonu açar, karşısındaki Yavuz&#8217;dur. Yavuz da memleketten arkadaşıdır. Hoş beş sohbetten sonra Fatih Camiinin avlusuna geliyorum hemen çık gel görüşelim der. Fatih, Yavuz ile avluda buluşur. Hasbihal sohbetten sonra Yavuz, &#8220;gel seninle bir yere gidicez&#8221; der. Fatih&#8217;i alır götürür. Daha sonra Samatya olduğunu öğreneceği semtte bir eve giderler. Yavuz, &#8220;Fatih, artık burada beraber kalacağız der&#8221;. Fatih ısrarlara dayanamayarak, en son kiranın yarısına ortak olmak kaydıyla teklifi kabul eder.</span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">&#8230;</span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Yıllar geçer. </span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Akşamleyin iftardan sonra, montumu bulamayınca biraz da parlayarak evden çıktım. O sinirle tüm Fevzipaşayı turladıktan sonra her zamanki gibi pişman olarak dönüşe koyuldum. Patronum aradı, at meydanına gittim. Müteakiben iki dostum daha katıldı bize. Birbirini tanımayan üç insanın ortak paydası olarak masada oturuyordum. Bu tip durumlarda tarafları kaynaştırma vazifesini kendimde görüp biraz rahatsız olurum ya birbirlerine ısınamazlarsa diye. Yine o hisler basmışken o üç kişi beni on seneden beri olduğu gibi yine rahatlattı. Şanslıydım. </span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Fatih ile başbaşa kaldığımızla yukarıdaki hikayenin de geçtiği uzun bir sohbete daldık. Nasıl da özlemişim onu. Yıllar sonra bakınca başımızdan geçenlere gülmekten kendimizi alamadık, ne çok şey yaşamıştık ne tufanlar ne bostanlar.. </span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Şimdi balkonda ayaklarımı uzatmış düşünüyorum, ne haldeydik nerelere geldik. Özlediğimiz pek bir şey kalmamış, yitiklerimiz&nbsp;çok. Yaşanmış ve bitmiş. Bunlara rağmen hala umduklarımız var hayattan.</span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Rabbim veriyor, sonra alıyor da. Ya da tam tersi.&nbsp;Nasipten öte gidilmiyor. Kendi kendimize halden hale girip duruyoruz ve heyhat hükmümüz geçmiyor aslında. </span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Bugün rüzgarı fazlaca hissediyorum.</span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;, sans-serif; font-size: x-small;">Uçurumun kenarındayım hakkaten Hızır.</span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mundemic.net/?feed=rss2&#038;p=75</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

